<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doktorbu.ComSağlık,Güzellik,Şifalı Bitkiler,Kanser,Kalp Sağlığı,Gebelik Ve Dahası....</title>
	<atom:link href="http://doktorbu.com/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://doktorbu.com</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Jun 2010 08:00:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Stres periodontal hastalığı da tetikliyor</title>
		<link>http://doktorbu.com/?p=325</link>
		<comments>http://doktorbu.com/?p=325#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 07:34:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağaç]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel saglık]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[forum]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[göz sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kalem]]></category>
		<category><![CDATA[marul]]></category>
		<category><![CDATA[maydonoz]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[şifa]]></category>
		<category><![CDATA[şifalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[tel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doktorbu.com/?p=325</guid>
		<description><![CDATA[Yapılan son araştırmalar olumsuz olayların, psikolojik faktörlerin periodontal hastalığa yakalanma riskini arttırdığını gösteriyor. Çağımızın hastalığı olan stres çoğu zaman hayatımızı çekilmez hale getirirken birçok hastalığı da beraberinde getirmektedir. Yapılan son araştırmalar bir çok hastalıkla ilişkilendirilen stresin periodontalığı da etkilediğini göstermektedir. Stress, depresyon, yalnızlığın periodontal hastalıkla ilişkilendirildiğini belirten Diş HekimiMehmet Zahid Kazandı stresli olunan zamanlar da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan son araştırmalar olumsuz olayların, psikolojik faktörlerin periodontal hastalığa yakalanma riskini arttırdığını gösteriyor.<br />
Çağımızın hastalığı olan stres çoğu zaman hayatımızı çekilmez hale getirirken birçok hastalığı da beraberinde getirmektedir. Yapılan son araştırmalar bir çok hastalıkla ilişkilendirilen stresin periodontalığı da etkilediğini göstermektedir.</p>
<p>Stress, depresyon, yalnızlığın periodontal hastalıkla ilişkilendirildiğini belirten Diş HekimiMehmet Zahid Kazandı stresli olunan zamanlar da vücut tarafından üretilen cortisol adlı hormonun arttığını ve vücuttaki bağışıklık sisteminin düşmesinden dolayı da periodontal hastalığın görülebildiğini söylüyor.</p>
<p>Bunun yanında stres sahibi olan bireylerde sigara içme, düzensiz beslenme günlük ağız bakımını yerine getirmeme gibi peridontal hastalığa neden olabilecek alışkanlıklarında sıkça görülmesi bu hastalığa yakalanma risklerini arttırmaktadır.<br />
Peridontal hastalığa yakalanma riskini arttıran sebepleri Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı sıraladı;</p>
<p>• Sigara kullanımı ya da tütün çiğneme<br />
• Genetik faktörler<br />
• Diabet gibi sistematik rahatsızlıklar<br />
• Doğum kontrol hapları, anti-depresanlar, kalp ilaçları<br />
• Tam oturmayan köprüler<br />
• Zarar görmüş dolgular<br />
• Hormonel değişiklikler<br />
• Diş sıkma veya Gıcırdatma<br />
• Kötü beslenme</p>
<p>Periodontal hastalığı önlemek için;<br />
Periodontal hastalığın önlenmesinde en önemli görev kişinin kendisine düşmektedir. Bunun için ise, günlük ağız bakımı işlemleri ile (diş fırçalama ve diş ipliği kullanma) bakteriyel diş plağının uzaklaştırılmalıdır. Bunun yanında diş hekimine yapacağınız düzenli ziyaretler günlük ağız bakımı sırasında ulaşamadığınız ve yeterince temizleyemediğiniz yerlerin de temizlenmesini sağlayacaktır.</p>
<p>Bazı durumlar da bireyler de periodontla hastalığın belirtileri görülmez. Böyle bir durumla karşılaşmamak için düzenli olarak diş hekimini ziyaret etmeli ve dengeli beslenmelisiniz. Aksi taktirde periodontal hastalık ilerlemiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doktorbu.com/?feed=rss2&amp;p=325</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dişlere bahar temizliği</title>
		<link>http://doktorbu.com/?p=323</link>
		<comments>http://doktorbu.com/?p=323#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 07:33:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[aft]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[cocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyet çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[diyetten ölünür mü]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kalp ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[normal diyet]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sivilce]]></category>
		<category><![CDATA[sivilcelerden kurtulma]]></category>
		<category><![CDATA[yüzdeki lekeler]]></category>
		<category><![CDATA[yüzdeki lekelerden nasıl kurtuluruz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doktorbu.com/?p=323</guid>
		<description><![CDATA[Havaların giderek ısınmasıyla beraber bahar kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Kışın soğuk ve güneşsiz hali yavaşça yerini yazın sıcak ve sevimli yüzüne bırakırken ısınan havalar yaz hazırlıklarını hızlandırdı. Yaza daha formda daha zinde girmek isteyenler birer birer kendilerine çeki düzen vermeye başladılar. Kışın yediklerimizin de etkisiyle yeterince dikkat etmediğimiz ağız ve diş sağlığımıza özen göstermenin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Havaların giderek ısınmasıyla beraber bahar kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Kışın soğuk ve güneşsiz hali yavaşça yerini yazın sıcak ve sevimli yüzüne bırakırken ısınan havalar yaz hazırlıklarını hızlandırdı. Yaza daha formda daha zinde girmek isteyenler birer birer kendilerine çeki düzen vermeye başladılar. Kışın yediklerimizin de etkisiyle yeterince dikkat etmediğimiz ağız ve diş  sağlığımıza özen göstermenin tam zamanı olduğunu belirten Diş Hekimi  Mehmet Zahid Kazandı yaza güzel dişlerle girmek için önerilerde bulunuyor.</p>
<p>Diş taşlarına elveda deyin<br />
Diş hekimlerinin kalkülüs olarak adlandırdığı diş taşları, tükürüğünüzdeki mineraller ve dişlerde oluşan bakteri plakları tarafından meydana gelirler. Düzenli olarak temizlenmeyen diş taşları görsel olarak kötü bir görünümün yanı sıra diş eti iltihabı ve periodontit gibi diş eti hastalıklarına da neden olurlar.</p>
<p>Diş taşlarını önlemek için ise yapılması gerekenlerin oldukça basit olduğunu belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı bunun kısaca düzenli ağız bakımı dediğimiz günde iki defa dişleri fırçalama ve diş ipi kullanımı olduğunu beliritiyor. Bunun yanında düzenli olarak diş hekiminin yapacağı diş taşı temizliğinde ise diş fırçasıyla bireylerin temizleyemediği yerlerin temizlendiğini, hem görsel olarak sigara, kahve ve çay gibi dişlerde lekelere neden olan besinlerin lekelerini temizleyip daha temiz ve güzel bir görünüm oluşmasına olanak sağlarken aynı zaman da diş eti hastalıklarının oluşumunu da engeller.</p>
<p>Daha beyaz dişler<br />
Dişlerdeki çeşitli nedenlerden dolayı meydana gelen renkleşme bir çoğumuzun sorunudur. Ayna ya baktığımız zaman daha sağlıklı daha beyaz dişlerle gülümsemek ise sanıldığı kadar zor değil. Diş beyazlatma denilen işlemle çok kolay ve ağrısız bir şekilde dişlerin 6-8 tonda açılabildiğini belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı bize diş beyazlatma hakkında bilgi verdi;<br />
“Son yıllarda hem avrupa ve amerika da hem de ülkemizde oldukça rağbet edilen bir tedavi ve estetik yöntemi olan diş beyazlatma işlemi ev veya ofis tipi olmak üzere iki farklı şekilde yapılmaktadır. Diş beyazlatma işlemi uygulanmadan önce ağız ve dişler çok ciddi bakımdan geçerler. Diş taşları, dişlerdeki plaklar, lekeler ve kısmi diş eti tedavisi yapılır. Bu beyazlatmadan en iyi sonucu almanın ilk adımıdır. Daha sonra kişinin tercihine göre ev veya ofis beyazlatma yöntemlerinden birini seçerek beyazlatma işlemi gerçekleşir. “</p>
<p>İki çeşit diş beyazlatma yöntemi vardır<br />
Ev Tipi Diş Beyazlatma yöntemi; Diş hekiminizin verdiği talimatlara göre ağzınızın ölçülerine uygun olarak hazırladığı şeffaf plağı ve özel bir beyazlatma jeliyle beraber siz uygularsınız. Diş hekiminizin verdiği şeffaf plağın içine koyacağınız özel ağartma jelini günde birkaç saat dişlerin üzerine takmanız dişlerinizin beyazlaması için yeterlidir.</p>
<p>Ofis Tipi Diş Beyazlatma yöntemi; Bu diş beyazlatma işlemi bir diş hekimi gözetimin de bir diş kliniğinde gerçekleştirilmelidir. Ofis tipi diş beyazlatma yönteminde kullanılan maddenin daha etken olmasından dolayı dişler de ev tipine göre daha kısa süre de istenilen beyazlığı elde etmek mümkündür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doktorbu.com/?feed=rss2&amp;p=323</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dişleriniz gelinliğiniz kadar beyaz olsun</title>
		<link>http://doktorbu.com/?p=321</link>
		<comments>http://doktorbu.com/?p=321#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 07:33:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doktorbu.com/?p=321</guid>
		<description><![CDATA[Havaların ısınmasıyla birlikte evlenecek çiftler bir bir nikah tarihi alırken bir taraftan da düğünlerinde kusursuz bir gülüşe sahip olmak isteyenler diş hekimleriyle görüşüp daha beyaz bir gülüşe sahip olmak için tedavi oluyorlar. Diş Hekimi Onur Öztürk estetik diş hekimliğindeki son teknolojilerinden yararlanıp daha beyaz ve daha güzel bir gülüşe sahip olan gelin ve damat adaylarının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla birlikte evlenecek çiftler bir bir nikah tarihi alırken bir taraftan da düğünlerinde kusursuz bir gülüşe sahip olmak isteyenler diş hekimleriyle görüşüp daha beyaz bir gülüşe sahip olmak için tedavi oluyorlar.<br />
Diş Hekimi Onur Öztürk estetik diş hekimliğindeki son teknolojilerinden yararlanıp daha beyaz ve daha güzel bir gülüşe sahip olan gelin ve damat adaylarının nikah masasında beyaz bir gülümsemeyle ‘evet’ demenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtiyor ve bize bu yöntemler hakkında kısaca bilgi veriyor.</p>
<p>Evlenecek olan çiftlerin en çok tercih ettiği tedavi yöntemi nedir?<br />
Evlenecek çiftler arasında en çok tercih edilen yöntem diş beyazlatma yöntemidir. Bu yöntem aslında diğer restoratif metotlara göre daha ekonomik ve zahmetsiz olarak gerçekleştirilebilen bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemde dişlerin yüzeyindeki gözenekli mine yapısında oluşan renkli, organik ve inorganik maddelerin diş beyazlatma jelleri ile giderilir. Evde ve klinikte olmak üzere iki farklı şekilde gerçekleştirilebilen bu yöntem sayesinde dişlerde 4-6 ton arasıdan bir açılma meydana gelir. Klinikte gerçekleştirilen diş beyazlatma işlemi bir saat kadar kısa bir sürede gerçekleştirilirken evde yapılan diş beyazlatma işleminde kullanılan jelin derişiminin biraz daha az olmasından dolayı biraz daha uzun süre de gerçekleştirilir. Evde yapılan diş beyazlatma işleminde hastaya diş hekimi tarafından hastanın dişlerinin ölçüsüne göre verilen kalıplar ve jeller hasta tarafından günde 4-8 saat arasında takılarak gerçekleştirilir.</p>
<p>Hangisi daha İyi?<br />
İki yöntemde diş hekimleri tarafından tavsiye edilmekte ve kullanılmaktadır. Bazı durumlar da ise dişlerin beyazlaması için her iki yönteminde kombine bir şekilde kullanılması gerekmektedir. Ancak hangi yöntemin sizin için daha uygun olduğuna yine diş hekiminiz karar vermelidir.</p>
<p>Beyazlatma işlemi dişlere zarar verir mi?<br />
Diş beyazlatma işleminin bir diş hekimi tarafından yapılması durumunda dişlere ya da dişetlerine zarar vermediği yapılan araştırmalar da ispatlanmıştır.</p>
<p>Dişlerinin yapısından, şeklinden memnun olmayanlara diş hekimleri ne öneriyor?<br />
Eğer kişi dişlerinin aralıklı olmasından, küçük olmasından kısacası yapısından ve şeklinden memnun değilse onlara porselen laminate vener denilen ince porselen yaprakları önerilir. Estetik diş hekimliğin de kullanılan son teknolji diyebileceğimiz porselen yapraklar sayesinde dişlerinin yapısı yüzünden gülemeyen, gülüşünü gizlemek zorunda kalanlar bile 4-6 gün gibi kısa bir süre de kusursuz gülüşe sahip olabiliyorlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doktorbu.com/?feed=rss2&amp;p=321</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hassas dişler için evde bakım</title>
		<link>http://doktorbu.com/?p=319</link>
		<comments>http://doktorbu.com/?p=319#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 07:33:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doktorbu.com/?p=319</guid>
		<description><![CDATA[Tatil sezonun açılmasıyla birlikte ilk fırsatta sahil ve deniz kenarlarına giderken kışın özlemini çektiğimiz dondurma ve bol buzlu soğuk içecekler tüketmeye de başladık. Ancak bu durum bazılarına keyif verirken birçok kişi için ise acılı bir deneyim olmaktadır. Eğer sizde dişlerinizi fırçalarken, sıcak yada soğuk gıdalar tüketirken dişlerinizde ani bir acı hissediyorsanız hassas diş denilen yaygın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tatil sezonun açılmasıyla birlikte ilk fırsatta sahil ve deniz kenarlarına giderken kışın özlemini çektiğimiz dondurma ve bol buzlu soğuk içecekler tüketmeye de başladık. Ancak bu durum bazılarına keyif verirken birçok kişi için ise acılı bir deneyim olmaktadır. Eğer sizde dişlerinizi fırçalarken, sıcak yada soğuk gıdalar tüketirken dişlerinizde ani bir acı hissediyorsanız hassas diş denilen yaygın rahatsızlığa sahipsiniz denilebilir.</p>
<p>Hassas dişlerin birden çok sebebi olduğunun altını çizen Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı bunların arasında en yaygın sebebinin ise dişlerde oluşan çürükler olduğunu belirtiyor. Bunun yanı sıra dişlerde oluşan ancak gözle görülemeyen çatlaklar, dişeti rahatsızlıkları, diş gıcırdatma, dişte meydana gelen kırıklar ya da son günlerde duymaya alıştığımız asit erozyonu gibi birbirinden farklı sebeplerin olduğunu söylüyor ve bize hassas dişlere karşı evde uygulayabileceğimiz tavsiyeler de bulunuyor;</p>
<p>Ağız Hijyeni Çok Önemli; Bireylerin ağız bakımlarına gereken ilgiyi göstermediklerini belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı dişlerini düzenli olarak fırçaladıklarını belirten bireylerin bile dişlerinin yarısını fırçaladıklarını belirtiyor. İyi fırçalanmayan dişlerde plak birikimi oluştuğunu bununda diş çürüğü, diş eti hastalıkları gibi pek çok hastalığa neden olduğunun altını çiziyor. Her bir dişin fırçalandığından emin olunarak dişlerin 2-3 dakika boyunca fırçalanması gerektiğini belirten Kazandı fırçanın ulaşılamadığı yerlerde ise diş ipi kullanımın öneminin üzerinde duruyor.Bunun yanında düzenli olarak diş hekiminizi ziyaret edip dişlerinizi kontrol ettirip temizletmeniz sizi dişeti hastalıklarından koruyacaktır.</p>
<p>Her Diş Fırçası Size Uygun Değildir; Kendinize uygun bir diş fırçası tercih edin. Sert diş fırçalarıyla dişlerinizde istediğiniz temizliği gerçekleştirdiğinizi düşünebilirsiniz. Ancak sert diş fırçaları diş yüzeyinde ciddi aşınmalara neden olurlar</p>
<p>Özel Diş MacunlarınıTercih Edin; Hassas dişler için üretilmiş çeşitli diş macunları vardır. Bunların düzenli olarak kullanılması büyük rahatlama sağlayabilir.</p>
<p>Tükettiğiniz Gıdalar Önemlidir; Asit içeren yiyecek ve içeceklerin çok sık tüketilmesi zamanla dişler de erozyon meydana gelmesine neden olur. Bu durum sonucu ise dişlerde hassasiyet oluşur. Bunu önlemek için ise yapılması gereken asitli içecekler tüketirken pipet kullanılmasıdır.</p>
<p>Dişlerinizi Gıcırdatıyorsanız Tedavi Olun; Günümüzde bireyler arasında en sık karşılaşılan rahatsızlık olan diş gıcırdatma ya da sıkma sorunuda dişlerde hassasiyet oluşmasına neden olabilir. Bu gibi şikayetleri olan bir çok hastası olduğunu belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı onlara gece kullanmaları için bir gece plağı verdiklerini böylece dişlerini sıkmayan hastaların dişlerindeki hassasiyetin zamanla azaldığını belirtiyor.</p>
<p>Dişlerinizde ki hassasiyetin neden meydana geldiğinin en doğru kararını diş hekiminiz tarafından verileceğini de belirten Kazandı bu sayede gerekli olan tedaviyi de uygulayacaktır diyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doktorbu.com/?feed=rss2&amp;p=319</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı dişler için yaz bakımı</title>
		<link>http://doktorbu.com/?p=317</link>
		<comments>http://doktorbu.com/?p=317#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 07:32:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doktorbu.com/?p=317</guid>
		<description><![CDATA[Haziran ayının ortalarına girdiğimiz şu günler de havaların ısınması, okulların da tatile girmesiyle tatil sezonu açıldı. Bazılarımız yazlıklarımıza gitmeye hazırlanırken bir kısmımız da tatil yörelerini ve tatil fırsatlarını araştırmaya başladı. Tatile daha zinde bir şekilde gitmek isteyenlerimiz ise kendilerine çeki düzen vermeye başladılar. Peki dış görünüşümüze bu kadar önem verirken ağız ve diş sağlığımızı da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Haziran ayının ortalarına girdiğimiz şu günler de havaların ısınması, okulların da tatile girmesiyle tatil sezonu açıldı. Bazılarımız yazlıklarımıza gitmeye hazırlanırken bir kısmımız da tatil yörelerini ve tatil fırsatlarını araştırmaya başladı. Tatile daha zinde bir şekilde gitmek isteyenlerimiz ise kendilerine çeki düzen vermeye başladılar. Peki dış görünüşümüze bu kadar önem verirken ağız ve diş sağlığımızı da bu kadar önemsiyor muyuz? Kışın yediklerimizin de etkisiyle yeterince dikkat etmediğimiz ağız ve diş sağlığımıza özen göstermenin tam zamanı olduğunu belirten Diş Hekimi Onur Öztürk yaza güzel dişlerle girmek ve tatilde sıkıntı çekmemek için önerilerde bulunuyor.</p>
<p>İşte diş hekimi onur öztürk’ün diş sağlımız için verdiği öneriler;<br />
* Tatilde Olduğunuz İçin Ağız Bakımınızı İhmal Etmeyin; Ağız ve diş bakımını düzenli olarak yapmak ağız hijyeni için oldukça önemlidir. Düzenli olarak fırçalanmayan dişlerde çürükler, diş etlerinde rahatsızlıklar başta olmak üzere bir sürü sorun oluşabilir. Bunu engellemek için tatildeyken de günde 2 defa dişlerinizi fırçalamayı ve diş ipi kullanmayı ihmal etmeyin.<br />
* Tatil Öncesi Diş Hekimizi Ziyaret Edin; Dişinizde oluşan bir çürük her zaman kendini önceden hissettirmez. İhmal edilen diş hekimi ziyareti sonucunda diş ağrısıyla tatilde karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu durumu engellemek için tatile çıkmadan önce diş hekiminizi ziyaret edin ve oluşabilecek bir problem varsa önceden müdahale ettirin.<br />
* Su İçmek Önemli Yemek yedikten sonra dişleriniz için yapacağınız en iyi şey su veya süt içmektir. Yemekten sonra içilen bir bardak su, yemek parçalarını ağızdan uzaklaştırır ve ağızdaki asidik ortamı nötrler.<br />
* Diş Taşlarına Elveda; Diş taşları, tükürüğünüzdeki minerallerin dişlerde oluşan bakteri plaklarının üstüne çökmesiyle meydana gelirler. Düzenli olarak temizlenmeyen diş taşları görsel olarak kötü bir görünümün yanı sıra diş eti iltihabı ve diş eti hastalıklarına da neden olurlar. Ağız kokusuna da yol açar. Diş hekiminize yapacağınız yarım saatlik bir ziyaret ile diş taşlarınızı temizlettirip hem sağlıklı hem de daha temiz görünen dişlere kavuşabilirsiniz.<br />
* Sert Tatlılardan Uzak Durun; Özellikle çocukların yemekten büyük keyif aldıkları sert ve yapışkanlı tatlılar ağzın içinde temizlenmesi zor alanlarda bakterilere ve hatta diş kırıklarına neden olabilirler. Mümkün olduğunca bu tür gıdalardan uzak durmak gerekmektedir. Bu yiyecekler yenildiği takdirde ise dişlerden arınıdırma işlemi büyük bir titizlikle yapılmalıdır.<br />
* Sigaraya Hayır; Sayısız hastalığın nedeni olarak gösterilen sigara ağız ve diş sağlımızı da etkilemektedir. Sigarayı bu yaz bırakıp sadece sağlıklı dişlere değil aynı zamanda sağlıklı bir yaşama da adım atın.<br />
* Asitli İçeceklerden Uzak Durun; Özellikle yazın bir çoğumuzun tercihi olan asitli içecekler dişler de asit erozyonu başta olmak üzere birçok hasara neden olmaktadır. Bunun yerine asit içermeyen içecekler tercih edin ya da bu tür içekler tüketirken pipet kullanın.<br />
* Diş Hasssiyeti Önemli; Yazın tercih edilen soğuk içecek ve yiyeceklerle kendini hissettiren diş hassasiyetinin küçük ama rahatsız edici bir problem olduğunu belirten Öztürk bunun için; hassasiyet için üretilmiş özel diş macunlarını, çok sert olmayan diş fırçalarını tercih etmenizi ve genel ağız bakımını ihmal etmemenizi öneriyor. Bu önlemlere rağmen geçmeyen hassasiyet durumlarında ise diş hekimize başvurmanız gerektiğini belirtiyor.<br />
* Tatilin Tadını Beyaz Dişlerle Çıkartın; Son yıllarda hem Avrupa ve Amerika’da hem de ülkemizde oldukça rağbet edilen bir tedavi ve estetik yöntemi olan diş beyazlatma yöntemi klinik ortamında bir saat kadar kısa bir sürede yapılmaktadır. Ev ve ofis olmak üzere iki farklı şekilde uygulanan tedavi yöntemlerinden birini seçerek sizde bembeyaz dişlere sahip olabilirsiniz.</p>
<p>Plusdent Clinic</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doktorbu.com/?feed=rss2&amp;p=317</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker hastalığında ayak sorunları</title>
		<link>http://doktorbu.com/?p=315</link>
		<comments>http://doktorbu.com/?p=315#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 07:31:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doktorbu.com/?p=315</guid>
		<description><![CDATA[Eğer şeker hastasıysanız, ayak sorunları yönünden özel risk taşımaktasınız. Şeker hastası olmayanlarda nadiren sorun oluşturan yaralar, deride su toplanması, nasır ve diğer durumlar, şeker hastalarında hızla ciddi tıbbi sorunların oluşmasına yol açabilir. Sonuçta enfeksiyon ya da kangren gelişe­bilir ve ağır vakalarda ayak ya da bacağın ke­silmesi gerekebilir. Aşağıda genel hatlarıyla anlatılan muhte­mel komplikasyonların belirtileri konusunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eğer şeker hastasıysanız, ayak sorunları yönünden özel risk taşımaktasınız.<br />
Şeker hastası olmayanlarda nadiren sorun oluşturan yaralar, deride su toplanması, nasır ve diğer durumlar, şeker hastalarında hızla ciddi tıbbi sorunların oluşmasına yol açabilir.</p>
<p>Sonuçta enfeksiyon ya da kangren gelişe­bilir ve ağır vakalarda ayak ya da bacağın ke­silmesi gerekebilir.<br />
Aşağıda genel hatlarıyla anlatılan muhte­mel komplikasyonların belirtileri konusunda uyanık olun ve bunlardan biri ortaya çıkarsa hemen doktorunuza başvurun.</p>
<p>Bununla birlikte, insüline bağımlı şeker hastalığının ilk on yılında, ayak sorunlarının ortaya çıkma olasılığı düşüktür.</p>
<p>Dolaşım Bozukluğu<br />
Uzun süredir şeker hastası olanlarda sık olarak bacağın küçük kan damarlarında do­laşım sorunları ortaya çıkar. Bu eğilim, 40 yaşın üstündeki şeker hastalarında kangren görülme sıklığının, neden normal nüfustan çok daha fazla olduğunu açıklamaya yardım­cı olur.</p>
<p>Dolaşım azalması, ayaklarda soğumaya ve mordan koyu kırmızıya kadar değişen bir renk değişikliğine neden olabilir.</p>
<p>Diabetik Nöropati<br />
Şeker hastalığmdaki dolaşım bozukluğu­na, sinir dokusu kaybı ve ayaklarda hassasiyet eşlik edebilir (bazı hastalarda ellerde de).</p>
<p>Sonuçta, dokunma duyusunda ve ağrı, sıcak ve soğuğu his­setme yeteneğinde azalma olur; bacak ve ayaklarınızda du­yu kaybı meydana gelebilir.</p>
<p>Bu duyu kaybı; kesik, yanık ve diğer yara­lanma risklerini de artırır.<br />
Özen gösterilmeyen küçük yaralar iltihap lanır ya da ülserleşebilir.<br />
Siz farkına varmadan, yanık veya donma olabilir.</p>
<p>Bu tür yaralanmaları önlemek için, kol ve bacaklarınızın sıcak ya da soğuğa maruz kalmamasına çalışın.</p>
<p>Charcot Eklemi<br />
Diyabetik nöropatinin uzun vadede diğer bir ciddi komplikasyonu, Charcot eklemidir. Ender görülen bu sorun, sinirlerde zamanla oluşan harabiyetin sonucudur. Ayak kavsindeki küçük kemiklerin bütünlü­ğü giderek bozulur ve ayakta hızla şiş­me ve düztabanlık meydana gelir.</p>
<p>Charcot eklemi, fazla ağrı yapmasa da, yürüme güçlüğüne neden olur.</p>
<p>Ayak Enfeksiyonları<br />
Araştırmalar henüz şeker hastalarının en­feksiyonlara daha duyarlı olduklarını ortaya koymamıştır, ancak enfeksiyonların şeker hastalarında genellikle daha ağır geçtiği ve tedaviye diğer insanlardan daha yavaş yanıt verdiği bilinmektedir.</p>
<p>Belirgin olarak artmış kan şeker düzeyi, muhtemelen enfeksiyon oluşumunu hızlan­dırmakta ve kötüleştirmektedir.</p>
<p>Kan şeker düzeyinin normal değerlere ya­kın sınırlar içinde tutulması, büyük olasılıkla enfeksiyonların kontrolünü olumlu olarak etkileyecektir.</p>
<p>En sık rastlanan sorunlar; ayak tabanında, ülserleşmiş doku üzerinde, tırnak çevresinde ve ayak parmakları arasında görülen apseler­dir.</p>
<p>Uygun bir ayak bakımı ile, bu sorunların büyük çoğunluğu önlenebilir ya da kompli-kasyonlar en aza indirilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doktorbu.com/?feed=rss2&amp;p=315</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker hastılığı gebelik ve diabet</title>
		<link>http://doktorbu.com/?p=313</link>
		<comments>http://doktorbu.com/?p=313#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 07:30:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doktorbu.com/?p=313</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik, şeker hastalığı ile birlikte yaşa­manın en önemli aşamalarından biridir. Kan şekeri kontrolünün iyi sağlanamaması; gerek bebek, gerekse anne açısından pek çok sorun doğurabilir. Bu sorunlar sıkı kan şekeri kont­rolü ile aşılabilir. Eğer gebeliğin başlangıcın­dan doğuma kadar geçen sürede mükemmel düzeyde kan şekeri kontrolü sağlanırsa, anne ve bebeğinin riski, sağlıklı bir kadınınkinden çok az yüksektir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelik, şeker hastalığı ile birlikte yaşa­manın en önemli aşamalarından biridir. Kan şekeri kontrolünün iyi sağlanamaması; gerek bebek, gerekse anne açısından pek çok sorun doğurabilir. Bu sorunlar sıkı kan şekeri kont­rolü ile aşılabilir. Eğer gebeliğin başlangıcın­dan doğuma kadar geçen sürede mükemmel düzeyde kan şekeri kontrolü sağlanırsa, anne ve bebeğinin riski, sağlıklı bir kadınınkinden çok az yüksektir.<br />
Sık sık yapılan kan şekeri ölçümleri buna yardımcı olabilir.</p>
<p>Yumurtanın döllendiği andaki kan şekeri kontrolünün bozuk olması, bölünme ve ce­nine dönüşme aşamasında yarık dudak, omurganın sonundaki kemiğin bulunmama­sı ya da kalpte delik gibi birçok doğumsal anormalliğe yol açabilir. Bu nedenle diyabetik bir gebenin, sağlıklı bir doğum için do­ğum öncesi bakım ve takibi, kadın doğum uzmanı ile diyabet uzmanının işbirliği içinde olmasını gerektirir. Kontrol mükemmel dü­zeyde (HbAle normal) tutulduktan ve gebe­lik normal şekilde seyrettikten sonra hasta­nın hastaneye yatırılmasına gerek yoktur. Mükemmel kontrol düzeyinin günümüzde mümkün olması nedeniyle bebek normal gelişimini gösterir ve gebelik doğal sürecinde (40 hafta) tamamlanır. Doğum doğal süre­cinde gerçekleşirse, annenin şeker hastası ol­ması ya da olmaması bir fark oluşturmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doktorbu.com/?feed=rss2&amp;p=313</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker hastaları için genel bilgiler</title>
		<link>http://doktorbu.com/?p=311</link>
		<comments>http://doktorbu.com/?p=311#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 07:30:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doktorbu.com/?p=311</guid>
		<description><![CDATA[Şeker hastaları spor yapabilir mi ? Öncelikle egzersiz, sağlıklı yaşamın bir parçasıdır. Düzenli yapılacak fizik egzer­sizi kan şekeri seviye­sini düşürmeye, insülinin vücutta daha et­kili olmasına yardım­cı olur. Ayrıca: - Daha fazla enerji verir. - Kan dolaşımını düzenler - Kasları güçlendirir. - Kolesterol seviyesini düzenler. Kötü huylu (LDL) kolesterolü azaltıp, iyi huylu kolesterolü (HDL) arttırır. - [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şeker hastaları spor yapabilir mi ?<br />
Öncelikle egzersiz, sağlıklı yaşamın bir parçasıdır. Düzenli yapılacak fizik egzer­sizi kan şekeri seviye­sini düşürmeye, insülinin vücutta daha et­kili olmasına yardım­cı olur.<br />
Ayrıca:<br />
- Daha fazla enerji verir.<br />
- Kan dolaşımını düzenler<br />
- Kasları güçlendirir.<br />
- Kolesterol seviyesini düzenler. Kötü huylu (LDL) kolesterolü azaltıp, iyi huylu kolesterolü (HDL) arttırır.<br />
- Kalp krizi riskini önler ya da geciktirir.<br />
- Terlemek suretiyle fazla kiloların azaltıl­masına yardımcı olur.</p>
<p>Sonuç olarak, egzersizin şeker hastaları üzerinde son derece olumlu etkileri olduğu­nu ve kan şekeri düzeyini düşürdüğünü söy­leyebiliriz.</p>
<p>Kimler şeker taraması yaptırmalı ?<br />
- Her aşırı kilolu, şiş­man olanlar<br />
- Ailesinde şeker hastalı­ğı bulunanlar (birinci dereceden olan akraba­larından biri diyabetikse)<br />
- Gece sık idrara çıkıp, kilo kaybedenler.</p>
<p>Açlık kan şekeri kontrolleri ya da şeker yüklemesi yaptırarak kişinin potansiyel di­yabetik veya aşikâr diyabetik olup olmadı­ğı anlaşılır.</p>
<p>Kan şekerini etkileyen faktörleri öğrenebilir miyim ?<br />
Kısaca sıralarsak;<br />
Yenilen gıdalar, eg­zersiz ve aktivite, ilaç­lar ve hastalıklar, alkol ve kan şekerini ayarla­yan önemli bir organ olan karaciğerin rahat­sızlıkları kan şekerinin regülasyonunu etki­ler</p>
<p>Hasta olduğum zaman neler yemeliyim ?<br />
Eğer düzenli olarak yiyebiliyorsanız, ge­nelde uyguladığınız yemek yeme programı­nızı bozmayın.<br />
Eğer iştahsız iseniz, fakat bazı yemekleri tolere edebiliyorsanız; kızarmış ekmek, tahıl, çorba türü şeyler yiyin, meyve suyu ya da süt için.</p>
<p>Yok eğer katı yiyecekleri hiç yiyemiyorsanız ve insülin kullanıyor veya oral antidiyabetik alıyorsanız, atladığınız öğünlerdeki karbonhidratları yerine koymak için meyve suyu ya da tatlı meşrubatlar içmelisiniz.</p>
<p>25 yıllık şeker hastasıyım, son bir yıla kadar şekerim gayet iyi regüle idi. Ancak son bir yıldır, insülin dozunu arttırmama rağmen hala normale yakın kan şekeri öl­çümleri elde edemiyorum. Sorun sizce ne olabilir ?<br />
Kan şekerinizin yıllarca normal seyrettik­ten sonra insülin dozunu arttırmanıza rağ­men kontrolden çıkmasının nedenlerinden bazıları şunlar olabilir:<br />
• Aldığınız gıda miktarını arttırmış olabi­lirsiniz.<br />
• Stresli ve sıkıntılı bir dönem geçiriyor olabilirsiniz.<br />
• Uzun süren bir hastalık (örneğin ateşli bir enfeksiyon hastalığı) insülin, ihtiyacınızı arttı­rabilir.<br />
• Kilo almış olabilir­siniz.<br />
• Aynı bölgeye tekrar tekrar iğne yapmanıza bağlı gelişen şişlikler teknik sorunlar çı­karabilir. Yahut kullandığınız insülin, eğer soğuk zincire riayet edilmeden muhafaza edilmişse, etkinliği azalmış olabilir.</p>
<p>Bunların dışında hiçbir belirgin neden ol­maksızın da, insülin ihtiyacı büyük oranda artabilir.<br />
Şeker kontrolünü, en iyi şekilde yapma­nıza yardımcı olacak bir çok doğal yöntem vardır. Bunları aşağıdaki başlıklar altında sı­ralayabiliriz:<br />
- DİYET<br />
- EGZERSİZ<br />
- STRES KONTROLÜ</p>
<p>Stres, kan şekeri değerlerini etkileyebilir mi ?<br />
Evet.<br />
Ancak bu etkilenmenin derecesi kişiden kişiye değişiklik gösterir.<br />
Stres bazı insanlarda kan şekerini yükselt­me eğiliminde iken, bazılarında hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) riskini arttırabilir.</p>
<p>Kan şekeri düşmesinin belirtileri nelerdir ?<br />
Nedenlerine göre, belirtileri sıralayacak olursak:<br />
- Adrenalin (insülin karşı­tı bir hormon) salınmasına bağlı olarak terleme, titre­me, çarpıntı, açlık, endişe hali, karıncalanma.<br />
- Beyinde şeker azalmasına bağlı olarak konfuzyon mental (kişileri tanıyamama, bu­lunduğu mekanı bilememe), baş dönmesi, halsizlik, davranış değişiklikleri, konuşamama, baş ağrısı, yorgunluk gibi şikayetler orta­ya çıkar.</p>
<p>Kan şekerim düştüğünde yapabileceğim en iyi hareket nedir ?<br />
Bu sorunun ce­vabı, kan şekeriniz düşerken, hangi aşamada fark ettiği­nize bağlıdır. Er­ken bir aşamada en iyi tedavi, bir şey­ler yemenizdir.<br />
Eğer ana öğün zamanınız yakın değilse meyve, sandviç veya bisküvi gibi hafif şeyler atıştırabilirsiniz.<br />
Ancak, kan şekeriniz fazla düştüyse, hızla emilebilecek türde karbonhidrat almalısı­nız.<br />
Bu amaçla şeker, tatlı, meyve suyu, normal (diyet olmayan) kola veya limonata içebilirsiniz.Yanınıza acil durumlarda kullanmak üzere çok çabuk emilen glikoz tabletleri taşıyabilir­siniz.</p>
<p>Şeker hastalığını etkileyebilecek ilaçların bir listesini verir misiniz ?<br />
Şeker hastalığında kesinlikle kullanılma­ması gereken hiçbir ilaç yoktur. Ancak şu ilaçları kullanırken dikkatli olunmalıdır:<br />
- Kortizon içeren ilaçlar (prednisolon)<br />
- Kortizon içeren fısfisların (Örneğin: Bekloforte) olumsuz bir etkisi yoktur.<br />
- Tiyazid grubu idrar söktürücüler (Tür­kiye’de yalnızca bazı ilaçlarda ek olarak var.)<br />
- Doğum kontrol hapları<br />
- Hormon yerine koyma tedavisi (Menopozda örn. Klimen)<br />
- Belli bronş genişleticiler (Örn: Ventolin) kan şe­kerini hafif derecede yük­seltebilir.<br />
- Betablokerler (Dideral, Tensinor gibi tansiyon ilaçları) kan şekeri düşmesinin be­lirtilerinin kaybolmasına neden olabilir.<br />
- Büyüme hormon tedavisi (kan şekerini yükseltir.)</p>
<p>Eğer insülin kullanan şeker hastası ise­niz, şifalı bitki tedavisine başlamadan önce aile doktorunuza danışmalısınız.<br />
Her ne kadar bu tedavi, bazı vakalarda medikai şifacı ve aile doktorunuzun kont­rolünde insülin dozunda belirli oranda azaltma yapılabilirse de, insülinden tama­men kurtulabileceğinizi ümit etmeyin.</p>
<p>Doktorum, şeker hastalığı teşhisi ko­nulduğunda sigarayı bırakmam gerektiği­ni söyledi. Sigara ve şeker hastalığının bir arada yol açtığı özel bir sağlık sorunu var mı ? Kilo vermem gerekiyor, ancak eğer sigarayı bırakırsam, kilo vermek bir tarafa, alacağımdan korkuyorum. Ne yapmalıyım ?<br />
Sigara, akciğerler dışında atardamar sistemine de zarar verir.<br />
Uzun süredir şeker hastası olan birinde, zaten hızlı seyreden damar sertliğinden dolaşım sorunu vardır.<br />
Sigara içmeğe devam ederek bu riski daha da arttırmak, yapılacak hata değildir.</p>
<p>Şeker hastalığı sizin için beklenmedik bir sürprizse, kilo vermek ve sigarayı bırakmak suretiyle hayatınızda bir değişiklik yapmak, sağlığınız için kaçınılmaz bir fedakarlık ola­caktır.<br />
Bir çok insan bu ikisini pekala başarmak­tadır.</p>
<p>Yaşamınızda yapacağınız bir devrim nite­liğindeki bu değişim, size sağlıklı ve uzun bir ömür sağlayacaktır.<br />
Sigarayı bı­rakmanıza destek olacak pek çok yön­tem vardır. Doktorunu­zun tavsiyesi ile nikotin bantları veya nikotin sakızları ya da akupunktur uygula­masından birisi size yararlı olabilir.</p>
<p>Şeker hastası olduğumu yeni öğren­dim. Oral antidiyabetik kullanıyorum. Ancak geleceğe yönelik oldukça fazla kay­gılarım var. Evlilik yapabilir, çocuk sahi­bi olabilir miyim ?<br />
Şeker hastalığı teş­hisi konulduğunda kişi suçluluk, eksiklik, üzüntü, öfke umut­suzluk ve şaşkınlık gibi bir dizi duygu arasında bocalar. Ama bütün bunlar, genellikle, has­talık konusunda yeterince bilgi sahibi olma­maktan kaynaklanır.<br />
Öte yandan, diyabete bir gecede alışıp ka­bulleneceğinizi de sanmayın. Bu, biraz za­man alacaktır.<br />
Eğer anne ya da baba iseniz, suçluluk ve geleceğe yönelik korku duymanız doğaldır. Ama hastalık hakkında bilgi sahibi oldukça hepsi kaybolacaktır.</p>
<p>Diyabet üzerine duyacağınız hurafelere aldırmayın.<br />
Bunları kısaca sıralayacak olursak:<br />
• Şeker hastalığı çok şeker yemekten ol­maz.<br />
• Şeker hastalığı ölümcül bir hasta­lık değildir.<br />
Doğru tedaviyle normal bir hayat, uzun bir ömür sü­rebilirsiniz.<br />
• Şeker hastalığı, hayattan zevk almanızı engellemez.<br />
Hem yiyeceklerin, hem de yaşamın tadını çıkarabilirsiniz.<br />
• Şeker hastalığı özürlü olmak anlamına gelmez.<br />
• Tatile çıkabilir ve herkes gibi normal bir yaşam sürdürebilirsiniz.<br />
• Şeker hastalığı çocuk sahibi olmanızı engelleyemez.</p>
<p>Vitaminlerin ya da bitkisel destek ürünlerinin diyabetimin kontrolüne fay­dası olur mu ?<br />
Eğer her gün meyve, sebze ve tahılla<br />
dengeli bir şekilde besleniyorsanız, muhte­melen ihtiyacınız olan vitaminleri zaten alı­yorsunuz.<br />
E ve C vitaminleri gibi antioksidan des­tekleyicilerin diyabetli hastalara iyi geldiğine dair kanıtlar bulunmaktadır.</p>
<p>Ginseng de bazı bireylerin kan şekerlerinde düşme sağlaya­bilir.<br />
Ginseng mad­desi Kore’den gelmektedir ve<br />
toz haline getirilmiş kökün, şaşırtıcı etkilere<br />
sahip olduğu söylenmektedir.</p>
<p>Ginseng yemek sonralarında kan şekerini düşürmede faydalı olabilmektedir.<br />
Ginseng sindirimi geciktirmekte olup, muhtemelen karbonhidratların emilimi üze­rine de aynı etkiyi göstermektedir.</p>
<p>Fakat yine de diyabetin kontrolüne yar­dımcı vitaminlerin ve destek ürünlerinin kul­lanımına dair yeterli bilimsel veri bulunma­maktadır.<br />
Bazı bitkisel ürünler, diyabet ilaçları ile kötü yönde etkileşebilmektedir.</p>
<p>Şeker hastaları için bazı otların kulla­nıldığını duydum. Bunlarla ilgili bilgi ve­rebilir misiniz ?<br />
Şeker hastalarında yüksek kan şekerini düşürdüğü söylenen pek çok ot vardır. Bunlardan birisi Batı Afri­ka’da yetişen bir yemiş, di­ğeri karela veya acı su ka­bağı olarak adlandırılan tropikal bir bitkidir.<br />
Ayrıca ısırgan otu, sarı kantaron, keçi boynuzu, kara hindiba kökü kullanılabilir.</p>
<p>Bunlar karaciğer ve pankreasın fonksiyon­larını geliştirir ve çoğu bitki gibi acı bir tat­ları olduğundan tek başına değil de, başka bir şeyin içine ilave edilerek verilir.</p>
<p>Eğer insülin kullanan şeker hastası iseniz, şifalı bitki tedavisine başlamadan önce aile doktorunuza danışmaksınız.</p>
<p>Her ne kadar bu tedavi, bazı vakalarda medikal şifacı ve aile doktorunuzun kontro­lünde insülin dozunda belirli oranda azaltma yapılabilirse de, insülinden tamamen kurtu­labileceğinizi ümit etmeyin.</p>
<p>Hemoglobin Alc nedir ve normal de­ğerleri hangi aralıktadır ?<br />
HbAlc, akciğerlerdeki oksijeni kan dola­şımı aracılığı ile bütün dokulara ileten kırmı­zı bir pigment olan hemoglobinin bir bileşe­nidir.</p>
<p>HbAlc değişik labora­tuar yöntemleri ile dola­şımdaki hemoglobinin lk bir yüzdesi olarak ölçü­lebilir. HbAlc kimyasal bir bağla glikoza bağ­lanmış hemoglobin­den ibarettir. Mevcut HbAlc düzeyi doğrudan hemoglobin içeren alyuvarların yaşam süresi olan 120 gün içeri­sindeki ortalama kan şekerine bağlıdır. Bu test, kan şekeri kontrolünün bir dökümünü vermesi nedeniyle geliştirilen yöntemlerin içinde en başarılısıdır.</p>
<p>HbAlc geçmiş 2 ila 3 ay boyunca kan şe­kerinin iniş ve çıkışlarının bir ortalamasını yansıtır.<br />
Kan şekeri iyi regüle edilmiş bir şeker has­tasında HbAlc değeri, %3-5,5 arasında çıkacaktır.</p>
<p>Şeker hastalığı, bir erkek olarak cinsel yaşamımı etkiler mi ?<br />
Hayır. Gerek erkek, gerekse kadın şeker hastalarının büyük çoğunluğu tamamen normal bir cinsel yaşam sürebilirler. Sorunlar olabilir, ancak bunların şeker hastalığı ile il­gisi yoktur.</p>
<p>Herhangi bir nedenle hastalık kontrolden çıkar ve kan şekeri çok yükselirse cinsel yaşam olumsuz etkilenebilir.</p>
<p>Şeker hastalığına bağlı damar veya si­nir hasarı bulunan az sayıda hastada ikti­darsızlık görülebilir, ancak bu sık rastla­nılan bir durum değildir.</p>
<p>Önerimiz endişelerinizi kan şekerinizi dengede ve kontrol altında tutmak üzerine yoğunlaştırmanızdır.<br />
Şeker hastalığınızı kontrol altında tutmak için elinizden gelenin en fazlasını yaptığınız takdirde, gelecekte karşılaşacağınız sorunla­rın en alt düzeyde olacağından kuşkunuz ol­masın.</p>
<p>Günde dört kez kalem kullanarak en­jeksiyon yapmanın avantajı nedir ?<br />
Günümüzde artık insülin kullanımı, insü­lin enjektörleri ile değil de insülin kalemleri ile yapılmakta. Uygulama kolaylığı ve emni­yeti açısından büyük rahatlık sağlayan bu alet, içinde kartuşu bulunan bir kaleme ben­zer, fakat kartuşu mürekkep yerine insülin ile doludur ve gittikçe daha popüler olmaktadır.<br />
Çoklu enjeksiyonun mantığı, normal pankreasın taklit edilmesidir. Bazal metabo­lizma karşılanması için gece yatarken uzun etkili bir insülin yapılır. Yemeklerden önce de kısa etkili insülin kullanılmak suretiyle normale en yakın insülin ihtiyacı vücuda sağ­lanmış olur.</p>
<p>Düzensiz bir yaşam süren hastalar insülin kalemlerinden daha fazla yarar görebilirler.<br />
Doğru yöntem kullan­mak kaydı ile insülin kalemleri ve tek kulla­nımlık enjektörler pek sorun oluşturmaz. Çoğu insan enjektör­lerin sorun teşkil ettiğini düşünür, berabe­rinde taşımanın zor olduğu kanısındadır. Ancak bir bölüm insan daha kolaylıkla kulla­nabildiklerini ifade eder.</p>
<p>Şeker hastalığının tam olarak tedavisi mümkün mü ?<br />
Hayır. Günümüzde araştırmacılar diyabe­tin gelişimini önlemek ya da ortadan kaldır­mak için yollar arıyor. Ancak henüz bu ko­nuda umut verici bir gelişme yok. Şu an için doktorlar hastalığı sadece tedavi edebiliyor­lar, ortadan kaldıramıyorlar.</p>
<p>Şeker hastalığı olan çoğu bireyin, tanı konulmadan önce tahminen ne kadar sü­redir şeker hastalığı vardır ?<br />
Tip I diyabet, ge­nellikle daha ani ve de ciddi olarak orta­ya çıktığı için, genel­likle birkaç ay içeri­sinde tanı konulur. Fakat Tip II diyabetlilerin ise, teşhis konulmadan evvel, ortalama 8 yıllık hastalıkları vardır. Doktorunuzun yapacağı düzenli kontrollerde, istenilebilecek tam kan çalış­maları ile hastalıkların (Diyabet dahil) bu ka­dar uzun bir süre fark edilmeden gitme ihti­mali önlenmiş olur.</p>
<p>Doktorum artık hap yerine insülin kul­lanmam gerektiğini söylüyor. Karbonhid­rat alımını kısıtlarsam, insülin kullanma­ma gerek kalmayabilir mi ?<br />
Hayır. Eğer fazla kilonuz varsa ve ihtiyacınızdan da­ha fazla yiyorsanız, sıkı bir diyet yapmak ve kilo vermek suretiyle insülin ihtiyacınızı bir ölçüde ortadan kaldırabilirsiniz.<br />
Eğer zaten ihtiyacınız olduğu kadar yiyorsanız, bu miktarın altına düşmek kilo kaybetmenize ve kendinizi güçsüz hissetme­nize neden olur.<br />
Dolayısıyla, eğer fazla yiyorsanız yiyecek­lerinizi kısıtlayın ve kan şekerinizi bu şekilde kontrol altına almayı deneyin. Ancak diyeti­nize tam olarak uyuyorsanız, boşuna aç kal­mayın. İnsüline geçme önerisini kabul edin ve her şeyin ne kadar farklı olacağını görün.</p>
<p>Eğer diyabeti olan yakın bir akrabam (anne, baba ya da kardeş) varsa, benim de gelecekte hasta olma ihtimalim ne kadar­dır ?<br />
Henüz tam olarak anlaşılamamış ne­denlerden dolayı, şeker hastalığına yakalanma riskiniz, diyabetik yakınını­zın anneniz ya da babanız olmasına göre değişir.<br />
Aşağıdaki tablo, aile hikayesi dikkate alı­narak size diyabet olma riskinizin ne kadar olduğunu göstermektedir:</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doktorbu.com/?feed=rss2&amp;p=311</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker hastasının diyeti</title>
		<link>http://doktorbu.com/?p=309</link>
		<comments>http://doktorbu.com/?p=309#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 07:29:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doktorbu.com/?p=309</guid>
		<description><![CDATA[Kilonun sağlık için önemli bir faktör olduğu giderek açık bir şekilde anlaşılmakta­dır. Aşırı kilo, şeker hastaları sözkonusu ol­duğunda özellikle önemlidir. Şişmanlık en yaygın şeker hastalığı türüyle (insüline bağımlı olmayan şeker hastalığı) ilişkilidir. Açıktır ki, şişmanlık, genetik ola­rak duyarlı insanlarda şeker hastalığının gelişmesine yol açan bir tetikçi olarak et­ki göstermektedir. Pankreas tarafından üretilen insülin mik­tarı normal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kilonun sağlık için önemli bir faktör olduğu giderek açık bir şekilde anlaşılmakta­dır.<br />
Aşırı kilo, şeker hastaları sözkonusu ol­duğunda özellikle önemlidir.</p>
<p>Şişmanlık en yaygın şeker hastalığı türüyle (insüline bağımlı olmayan şeker hastalığı) ilişkilidir. Açıktır ki, şişmanlık, genetik ola­rak duyarlı insanlarda şeker hastalığının gelişmesine yol açan bir tetikçi olarak et­ki göstermektedir.</p>
<p>Pankreas tarafından üretilen insülin mik­tarı normal kiloda bir kişi için yeterli olabile­ceği halde, aşırı kilolu insanlarda insülin talebi daha büyüktür. Şeker hastalığı olan şiş­man insanlarda, pankreas, talebi karşılaya Bu nedenle, kilo kontrolü, insüline bağlı olmayan şeker hastalıklarının önlenmesinde ve tedavisinde çok önemlidir. ABD’de yakla­şık 10 milyon insanda, hastalığın bu biçimi mevcuttur; yüzde 80′i fazla kiloludur. Bu in­sanların yarısı durumunun farkında değildir.</p>
<p>Diyette tavsiye edilen, karmaşık karbon­hidratların alınması ve yağların azaltılması­dır.<br />
Şekeriniz varsa ve kilo kaybetmeniz gere­kiyorsa, bir diyet uzmanından alınacak tavsi­yeler yararlı olabileceği gibi, genel diyet ku­rallarını izlemeniz de yeterli olabilir.<br />
Şeker hastası olanlar ve olmayanlar, aşağı­daki genel diyet kurallarını uygulayarak kilo verebilirler.</p>
<p>Kaloriler<br />
Başarılı bir rejim için besleyici açıdan den­geli bir diyet temel alınmalıdır.<br />
Hafif bir kalori azaltımı günlük ihtiyacın yaklaşık 500 kalori al­tına sürekli kilo kaybı için çok uygun görün­mektedir.</p>
<p>İstediğiniz kiloya eriştikten sonra, kalori miktarını hafifçe arttırabilirsiniz, ama yeni kilonuzu korumaya dikkat edin.</p>
<p>Yağlar ve karbonhidratlar<br />
Yağ tüketiminizi, günlük kalori tüketimi­nizin yüzde 30′unun altına düşürün.<br />
Doymuş yağları (hayvansal yağlar) toplam kalorinizin yüzde 10′una düşürün. Yedikle­rinizin yaklaşık yüzde 50’si, az işlenmiş tahıl­lı ekmek, hububat ve diğer tahıllar, patates, pirinç ve makarna gibi karmaşık karbonhid­ratlar açısından zengin olmalıdır.</p>
<p>Lif<br />
Bazı araştırmalar, karbonhidratların kalori tüketiminin yüzde 50’sini oluşturması duru­munda, bazı lif biçimlerinin, kandaki gliko­zun ve kolesterolün kontrolüne yardımcı olabileceğini göstermektedir. Ancak, sonuç­lar kesin değildir.<br />
Taze meyve ve sebzeler, tahıllar ve hubu­batlar dahil olmak üzere, karmaşık karbon­hidratlar açısından zengin bir diyette, kalori oranı düşük, lif oranı yüksektir.</p>
<p>Basit karbonhid­ratlar ve şeker açı­sından zengin gı­daların (tatlılar ve şekerli çörek, tart, kek ve bisküvi gibi fırınlanmış gıdalar dahil olmak üzere) tüketimini azaltın.<br />
Bu gıdaların birçoğu büyük miktarda yağ içerir.</p>
<p>Protein<br />
Proteinin kalorilerinizin yüzde 12 ile 20’sini sağlaması gerektiği şeklindeki stan­dart tavsiye, şeker hastası olsun olmasın her­kes için geçerlidir (İstisna: Böbrek ya da ka­raciğer sorunlarınız varsa, protein yıkımı so­nucu ortaya çıkan atık ürünleri yok edemeyebilirsiniz. Bu nedenle daha az protein tü­ketmeniz gerekir. Tavsiye için doktorunuza danışın.).</p>
<p>Diğer yaşam tarzı faktörleri<br />
Şeker hastalığınızı denetlemeyi öğrenin; onun sizi denetlemesine izin vermeyin.<br />
Kilo denetiminin yanısıra, şeker hastalığı yönetiminin iki diğer elemanı da önemlidir:</p>
<p>1 – İlaçlar<br />
Tek başına diyet, şeker hastalığınızı denetleyemiyorsa, ağızdan alman ilaçların ya da insülin iğnelerinin kullanımı gerekdi olabilir.<br />
Yediklerinizin zaman­laması ve miktarındaki tutarlılık, şeker hastalı­ğı için ilaç alıyorsanız özellikle önemlidir.</p>
<p>2 – Egzersiz<br />
Egzersiz kilonuzun denetlenmesine yar­dımcı olmanın yanı sıra, kan şekeri düzeyini­zin de düşürülmesine de yardımcı olabilir.<br />
Yapmanız gereken düzenli bir hafif egzersizdir.<br />
Genel bir tıbbi muayeneden geçin, yavaş yavaş başlayın ve doktorunuzun talimatlarını dikkatle uygulayın. Şeker hastalarının özel sorunları vardır. Bazılarında dolaşım bozuk­luğu ya da bacaklarda zayıflamış sinirler söz konusu olabilir. Doktorunuz, kişisel ihtiyaç­larınıza uygun bir egzersiz programının ha­zırlanmasında, size yardımcı olabilir</p>
<p>Kaynak olarak www.hekimce.com‘dan yararlanılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doktorbu.com/?feed=rss2&amp;p=309</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker hastalarının diyet listesi (1200 Cal)</title>
		<link>http://doktorbu.com/?p=307</link>
		<comments>http://doktorbu.com/?p=307#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 07:28:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeker hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doktorbu.com/?p=307</guid>
		<description><![CDATA[Günlük öğünler, üçü ana (kahvaltı, öğle ve ak­şam yemeği) ve üçü de ara (kuşluk, ikindi kahvaltı­sı ve gece yatma öncesi) öğün olmak üzere 6 par­ça halinde olacaktır; aşağıdaki örnek yemek liste­sinde belirtilen öğün saatlerine azami itina gösteril­melidir. Uygulanacak diyete ait örnek yemek listesi (menü) • Sabah kahvaltısı (8.00): Bir bardak yağsız süt (şekersiz) (200 mi) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günlük öğünler, üçü ana (kahvaltı, öğle ve ak­şam yemeği) ve üçü de ara (kuşluk, ikindi kahvaltı­sı ve gece yatma öncesi) öğün olmak üzere 6 par­ça halinde olacaktır; aşağıdaki örnek yemek liste­sinde belirtilen öğün saatlerine azami itina gösteril­melidir.</p>
<p>Uygulanacak diyete ait örnek yemek listesi (menü)<br />
• Sabah kahvaltısı (8.00): Bir bardak yağsız süt (şekersiz) (200 mi) Bir kibrit kutusu kadar (30 gr.) az yağlı ve tuzu azaltılmış beyaz peynir.<br />
• Kuşluk (11.00): 20 gram ekmek ve 5 yeşil zeytin Bir porsiyon meyve (meyve değişim liste­sinden arzu ettiğinizi seçiniz)<br />
• Öğle yemeği (13.00): 60 gr ekmek, 1 kase yağsız et suyu çorba (içine pirinç ve­ya şehriye ilave edilecek ise her çorba kaşı­ğında bunlardan 2-3 adet olacak şekilde su­lu olacaktır.)<br />
75 gr kadar yağsız et (genellikle tavuk veya balık eti tercih edilir; etin yanında 3 çorba kaşığında bunlardan 2-3 adet olacak şekilde sulu olacaktır.)<br />
75 gr kadar yağsız et (genellikle tavuk veya balık eti tercih edilir; etin yanında 3 çorba kaşığı kadar mevsimin yeşil sebzelerinden hazırlanmış sebze haşlaması bulunmalıdır.)<br />
1 tabak yeşil sebze (zeytin yağı ile pişirilme­lidir) (sebze değişim listesine bakarak sebze çeşidine göre yiyebileceğiniz miktarı seçebilirsiniz).<br />
I büyük kase yeşil salata, salatalık, domates, marul karışımı (bir kase salata 1 tatlı kaşığı zeytin yağı ve bol limon usaresi ile hazırlan­malı; fazla tuz ekilmemelidir) 1 çay bardağı kadar yoğurt (kaymağı alınmış olmalı) ve 1 porsiyon meyve<br />
• İkindi (17.00): 20 gr ekmek<br />
Bir kibrit kutusu kadar (30 gr) beyaz pey­nir.<br />
Bir veya iki bardak çay (suni tatlandırıcı kul­lanılacaktır.)<br />
• Akşam yemeği: Öğle yemeğinin aynı; diğerine göre protein miktarı düzenlenecektir.<br />
• Gece öğünü (22.30): 20 gram ekmek ve bir bar­dak yağsız süt veya bir porsiyon meyve.</p>
<p>Sebze Değişim Listesi<br />
Yeşil sebzeler, içerdikleri karbonhidrat miktarı­na göre aşağıdaki gruplara ayrılmıştır ve belirtilen miktarlarda yenecektir:<br />
• Her öğünde bir çorba tabağı kadar (çiğ tartısı 300 gr) yenecekler:<br />
Ispanak, semizotu, pazı, ebegümeci, yeşil kıvır­cık salata, marul, salatalık, veya<br />
• Her öğünde bir yemek tabağı kadar (çiğ tartısı 200 gr) yenecekler:<br />
Lahana, domates, karnabahar, patlıcan, kırmızı turp veya<br />
• Her öğünde 2/3 yemek tabağı kadar (çiğ tartısı 150 gr) yenecekler:<br />
Pırasa, kabak, çalı fasulyesi, bamya veya<br />
• Her öğünde yarım yemek tabağı kadar (çiğ tar­tısı 100 gr) yenecekler:<br />
Havuç, ayşekadın fasulyesi, yeşil bezelye, kere­viz, enginar, soğan veya<br />
• Arada sırada yemek kaydıyla 1/4 yemek tabağı kadar (çiğ tartısı 50 gr) yenecekler:<br />
Patates ve yer elması (Bu sonuncu grup sebze­nin sık yenmemesi tavsiye edilir.)</p>
<p>Meyve Değişim Listesi<br />
Erik (yeşil)…………………..8 adet<br />
Erik (kırmızı)……………….5 adet<br />
Portakal……………………….Bir orta boy<br />
Turunç…………………………Bir iri boy<br />
Ayva…………………………….Bir orta boy<br />
Nar………………………………Yarım<br />
Karpuz…………………………Bir dilim<br />
Kavun (nadiren)………….Bir dilim<br />
Çilek……………………………6 adet<br />
Elma…………………………….Bir orta boy<br />
Mandalina…………………….Bir orta boy<br />
Limon………………………….İki orta boy<br />
Armut………………………….Bir orta boy (ham)<br />
Kiraz……………………………5 adet<br />
Vişne……………………………10 adet<br />
Şeftali (ham)………………..1 adet</p>
<p>• 1 çay bardağı sıkılmış portakal veya elma suyu, I su bardağı sıkılmış Greyfurt suyuna eşit karbon­hidrat içerir.<br />
En çok tercih edilecek meyve, ekşi elma, porta­kal ve ayvadır.</p>
<p>Bir dilim (40 gr) beyaz ekmeğe eşdeğer yiyecek listesi<br />
Bir dilim (40 gr) ekmek yerine aşağıdakilerden birini seçebilirsiniz:<br />
• 3 çorba kaşığı kuru fasulye, nohut, mercimek veya bakla (bu takdirde o öğündeki et yarı yarıya azaltılmalıdır.)<br />
• I kase sulu kıvamda kırmızı mercimek, tarha­na veya un çorbası.<br />
• I ufak porsiyon makarna, kuskus veya erişte.<br />
• I iri (100 gr) patates ile yapılmış kızartma; haş­lama veya pürede bunun yarısı.<br />
• I dilim tuzsuz peynir veya ıspanakla hazırlan­mış börek.</p>
<p>Yasak yiyecekler<br />
• Rafine sofra şekeri ve bununla yapılmış tatlılar, bal, reçel, marmelat ve şuruplar.<br />
• Hamur işleri, mantı, çörek, şekerli kurabiye­ler, pastalar, tahin helvası ve çikolata.<br />
• Üzüm, kayısı, çok tatlı kavun, şeftali, muz, hur­ma, incir.<br />
• Alkolün her çeşidi.<br />
• Kızartma ve kavurmalarla füme etler.<br />
• Kuru yemişler (fındık, ceviz, badem, çam fıstığı ve kestane)<br />
• Sucuk ve pastırma gibi bilumum konserveler.<br />
• Katı yağlar: Mayonez, tereyağı, kaymak ve margarinler.<br />
• Tuzlu hazır yiyecekler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doktorbu.com/?feed=rss2&amp;p=307</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
